Psikoloik Açıdan Ön yargı ve Ayrımcılık- Sunum Ödevi

Information about Psikoloik Açıdan Ön yargı ve Ayrımcılık- Sunum Ödevi

Published on July 23, 2014

Author: 1olcyln

Source: authorstream.com

Content

Psikolojik Açıdan Önyargı, Ayrımcılık ve İlgili Materyal: Psikolojik Açıdan Önyargı, Ayrımcılık ve İlgili Materyal Birol Ceylan 12096036 PowerPoint Presentation: Önyargılar, gündelik hayatımızda ve ilişkilerimizde olduğu gibi sosyopolitik dinamiklerde de sık sık karşımıza çıkan ve çeşitli ayrımcılıklara neden olabilen tutumlardır. İnsan bilimlerinden psikoloji de uzun zamandır önyargı üzerine ayrıntılı çalışmalar yürütmüştür. PowerPoint Presentation: Önyargının iki temel bileşeni olduğu konusunda genel bir fikir birliği vardır: 1) Bir insan grubuna karşı temelsiz bir inanç ya da fikir olarak tanımlanabilecek bir kalıpyargı ve 2) buna eşlik eden güçlü bir duygulanım (Quillian, 2006). Kalıpyargı, önyar-gının bilişsel ( cognitive ) parçasıdır ve insan gruplarına dair genelgeçer, şablonvari inançları içerir. PowerPoint Presentation: Kalıpyargı + güçlü duygu = Önyargı -> Ayrımcılık PowerPoint Presentation: Önyargıyı, ontolojik bir zaaf olarak tanımlamak, onun insan zihni ve kültüründen tamamen yok edilmesinin imkânsızlığına işaret eder. Ancak her insan ve sosyal grubun önyargı ve ayrımcılığa yatkınlık dereceleri farklıdır. Herkes aynı derecede önyargılı değildir, aynı derecede ayrımcı davranmaz; burada oldukça geniş bir spektrum vardır. Dolayısıyla, nedenleri anlaşılıp uygun müdahalelerde bulunulabilirse, önyargı ve ayrımcılık tamamen yok edilemese bile çok ciddi derecede azaltılabilir. PowerPoint Presentation: Önyargı konusunda doğrudan klasik psikanalizden oldukça etkilenmiş ilk yaklaşım, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Nazi ideolojisinin nasıl kitleselleşebilmiş olduğunu araştıran Adorno ve ekibinden gelmiştir (Adorno, Frenkel-Brunswik, Levinson, Sanford 1950). Adorno ve arkadaşları, otoriter kişilik yapısı nın önyargı üretiminde çok etkili olduğunu savunmuşlardır. Otoriter kişilik boyutları olarak, öteki sosyal gruplara ve azınlıklara yönelik önyargı, kendi sosyal grubunu yüceltme, politik-ekonomik muhafazakarlık ve anti demokratik tutumlar tanımlanmıştır. Bu yaklaşımda altta yatan psikanalitik varsayım, çocukluk dönemlerinde ebeveynleri tarafından baskılanmış/ceza-landırılmış kişilerin, cinsellik ve/veya saldırganlık dürtüleriyle ilgili psişe-içi 2 çatışmalarını dengeleyebilmek için otoriter bir kişilik geliştirdikleri ve bu kişilik üzerinden kendi geçmiş baskılanmışlıklarını başkalarına yansıttıkları şeklinde özetlenebilir. Bu yaklaşım, orijinal haliyle bir süre popüler olmuşsa da 1960’lardan itibaren, klasik psikanalizin iniş trendine geçmesine paralel olarak pek sözü edilmez hale gelmiştir. Temel neden, orijinal çalışmanın taşıdığı metodolojik sorunlardır. PowerPoint Presentation: Bu ve benzeri araştırmalar sonrasında, bu iki kişilik boyutunun birbirinden özerk olduğu ve iki farklı tip otoriter kişilik örgütlenmesine işaret ettiği düşünülmüştür: Sırasıyla boyun eğen ve baskın . (Altemeyer, 1998; Duckitt, 2001). Her iki tip de önyargı oluşturmaya katkıda bulunur. PowerPoint Presentation: Sosyal Düzeyde önyargıya göre, insanlar kendi gruplarıyla (iç-grup) özdeşim kurarlar, onu daha değerli bulurlar; diğer grupları (dış-grup) daha değersiz bulurlar. Bu dinamikte iki temel kurucu faktör ön plana çıkar: Sınıflandırma ve özdeğer. PowerPoint Presentation: İnsan canlısının, dünyayı, çevresini ve kendini anlayabilmek ve konumlandırabilmek için bilişsel olarak sınıflandırma yapmaya (kategorileştir-meye) ihtiyacı vardır. Sosyal ilişkileri de çeşitli özellikler üzerinden sınıflandı-rırız ve kendimize benzediğini düşündüklerimizle bir sosyal grup oluştururuz ya da verili kimi sosyal grupların içine doğar ve onlarla değişik derecelerde özdeşim kurarız. PowerPoint Presentation: Sorun şu ki; insan canlısı kategoriler-arası farklılıkları abartmaya ve kategori-içi farklılıkları küçümsemeye eğilimlidir (Capozza ve Nanni 1986). Bu sayede iç-grup kendi içinde, dış grup da kendi içinde tektipleştirilir (homojenizasyon) ve iç ve dış gruplar arasındaki farklar büyütülerek, iki grup arasındaki mesafe açılır. PowerPoint Presentation: Ek olarak, insanlar diğer insanları öncelikle cinsiyet, yaş, deri rengi, anadili gibi görünür özellikleri üzerinden etiketlemeye ve sınıflandırmaya eğilimlidirler (Arcuri 1982). Böylece bu özellikler kolayca sosyal grupların/kimliklerin kurucu özellikleri olabilirler ve bu özellikler üzerinden iç-dış gruplar arasında katı ayrım çizgileri çizilebilir. PowerPoint Presentation: Kendimizi iyi hissedebilmek (özdeğerimizi [ self-esteem ] yüksek tutabilmek) için iç grubumuzu dış gruplara göre daha fazla kayırırız. İç grup (biz), dış gruplardan (onlardan/ötekilerden) daha iyidir/üstündür/değerlidir; dolayısıyla grubumla özdeşim içinde olan ben de iyi/üstün/değerli hissedebilirim. Bu çerçevede iç-grubuma pozitif önyargı geliştirip kayırmacı davranırken, dış gruplara negatif önyargı geliştirip ayrımcı davranabilirim. PowerPoint Presentation: İç-grupla özdeşim düzeyi ne denli artarsa, dış-gruplara karşı geliştirilen önyargı ve ayrımcılıkların dozu da o denli artar (Brewer 1999). PowerPoint Presentation: Sosyal psikoloji alanında yapılmış araştırmalara dayanarak, gruplararası ilişkilerdeki önyargı ve ayrımcılık üreten bu katı iç-dış ayrımının, belirli koşullara sahip gruplararası temas ile yumuşatılabileceği gösterilmiştir. Bu koşullar, eşit statüde olmak, ortak amaçlara sahip olmak, bir eylem üzerinden işbirliği yapmak ve gruplararası çatışma durumunda bir otoritenin yaptırım gücünü elinde bulundurması şeklinde tanımlanmıştır (Fiske 2000). PowerPoint Presentation: Evrim psikolojisi açısından bakıldığında, insan canlısının onbinlerce yıl süren evrim serüveninde sosyal grup aidiyeti, hayatta kalma ihtimalini arttıran çok önemli bir faktör olarak görünmektedir (Caporael, 1997; Fiske 2000). PowerPoint Presentation: Böylesi bir evrimsel temele dayanarak, Fiske (1998, 2000), sosyal grup ilişkileri açısından insanların beş ana motivasyon kaynağı olduğunu belirtir. Önem sırasına göre: Grup aidiyeti, ortak sosyal anlayış, etkili sosyal ilişkilerin denetimi, kendini geliştirme ve diğer iç grup üyelerine güven. Bu motivasyon kaynaklarından beslenerek kurulan ve idame ettirilen sosyal grupların (ve sosyal kimliklerin) zaman içinde bir sosyal kurgu ( cons-truction ) oldukları unutulur (çoğunlukla unutturulur) ve sanki ezeli ve ebedi belli bir özleri olan kendinde varlık niteliği kazanırlar. Bu bakış açısına özcülük ( essentialism ) denir. PowerPoint Presentation: BU DÜNYA HEPİMİZİN. PowerPoint Presentation: “Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur.” (Albert Einstein) Fakat bu materyal ile en azından belli düzeyde farkındalık sağlanabileceğini umut ediyor, bizleri ödev konusunda teşvik eden öğretmenimiz Yrd. Doç. Dr. Mustafa YEŞİLYURT'a teşekkür ediyorum. GELİŞTİRDİĞİM MATERYAL : Materyalin Adı : 3 Kukla - 1 Ayna Malzemeler : 3 değişik türden kukla. (Ben ise, günümüzle alakalı olması için bir tanesi başı kapalı, diğerini siyahi, diğerini ise korsan olanını seçtim.) Yapılışı : 3 kukla yan yana dizilir ve her gün, ayna farklı bir kuklada olacak şekilde devir halinde kuklalar belli bir mekanda bekletilir. Ve biz de günlük olarak bu kuklaya, o gün yaşadığımız iyi, kötü, güzel ve çirkin olayları anlatacağız. PowerPoint Presentation: Deney Süreci :Bu deney süresince, önyargı gibi duyguların oluşmasında, yaşanılan ve buna göre yorumlanan olayların etkisini göreceğiz ve bunların -her ne kadar günümüzde önemsemek de- düşüncelerimiz üzerinde ne kadar etkili olduğunu göreceğiz. Deneyden bir kaç kare: PowerPoint Presentation: Deneyin Sonucu : Deney sonucunda, kalıp yargılardan ziyade, her kişi ve nesne için farklı düşünceler ürettiğimizi gösterecektir. Ve bu da, nasıl düşünürsek, öyle davranacağımızı anlatacaktır. Umarım bu deney/materyal , etkili olabilir. İzlediğiniz için teşekkürler. :) PowerPoint Presentation: KAYNAKÇA Quillian, L., (2006) “New approaches to understanding racial prejudice and discrimination”, Annual Review of Sociology, 32 , s. 299-328. Adorno, T. W., Frenkel-Brunswik, E., Levinson, D. J., ve Sanford, R. N., (1950) The aut-horitarian personality , Harper, New York. Altemeyer, B., (1998) “The other ‘authoritarian personality”, M. P. Zanna (der.), Advan-ces in experimental social psychology , Cilt 30, Academic Press, New York, s. 47-92. Capozza, D. ve Nanni, R., (1986) “Diffrentiation processes for social stimuli with different degrees of category representativeness”, European Journal of Social Psychology, 16, s. 399-412. Arcuri, L., (1982) “Three patterns of social categorization in attribution memory”, Euro-pean Journal of Social Psychology, 12 , s. 271-282. Brewer, M.B., (1999) “The psychology of prejudice: ingroup love or outgroup hate?”, Journal of Social Issues, 55 , s. 429-444. Fiske, S. T., (2000) “Stereotyping, prejudice, and discrimination at the seam between the centuries: evolution, culture, mind, and brain”, European Journal of Social Psychology, 30 , s. 299-322. Caporael, L.R., (1997) “The evolution of truly social cognition: The core configurations model”, Personality and Social Psychology Review, 1 , s. 276-298. Fiske, S. T., (1998) “Prejudice, stereotyping, and discrimination”, D. T. Gilbert, S. T. Fis-ke, ve G. Lindzey (der.), The handbook of social psychology , 4. baskı, McGraw-Hill, New York, s. 357-411.

Related presentations